İngilizce Öğrenmeye Nasıl Başladım

Benim için bundan yıllar önce Oxforf Bookworms stage 1 hikaye kitapları okumamla başlayan eylemdir. O zamanlar bir arkadaşım bir süre sonra bırakırsın demişti, ara verdiğim oldu ama neredeyse hiç bırakmadım. İlerleyen yıllarda daha da yoğunlaştım. O kadar çok kaynak, vs var ki insan kayboluyor ilk başlarda.

Ama benim için bir süre sonra olay gayet berraklaştı, basit bir hal aldı.

Benim hikayem

Günlük olarak okuma veya dinleme yaptım. Okuduğum ve dinlediğim şeylerin kendi seviyemde olmasına dikkat ettim. Çünkü çok basit veya çok zor olması pek fayda etmiyor. Sürekli olarak okuma ve dinleme yaptığınız zaman zaten en çok kullanılan kelimeleri ve ifadeleri o kadar sık görüyorsunuz ki artık konuşurken ve yazarken de anında aklınıza geliyor.

Geriye kalan şey konuşma. Türkiye’de genel problem bu çünkü insanlar konuşma imkanı bulamıyor. Ben bunun için yurt dışından benim gibi İngilizce öğrenen birilerini bulmaya çalıştım ve onlarla pratik yaptım. Zaman içinde konuşmak ve İngilizce benim için problem olmaktan çıktı.

Bir de bu konuda yanlış bir düşünce var, dil öğrenmek için mutlaka yurt dışına çıkmak gerektiği şeklinde. Yurt dışında yaşayıp İngilizce öğrenemeyen pek çok kişi olduğu gibi, hiç yurt dışına gitmeden çok iyi seviyede öğrenenler var. Aslında mesele nerede olduğunuz değil, düzenli olarak ne kadar bu işe emek verdiğiniz ve vakit ayırdığınız.

Bu arada şunu da söyleyeyim, İngilizce kursuna da gittim, çok değerli hocalarla çalışma fırsatım oldu. Fakat genel olarak kurslardan pek fayda görmedim. İngilizce pek sınıfta öğrenilebilen bir şey değil, daha çok birebir diyalog ve etkileşim daha faydalı oluyor.

Başarılar dilerim

Bilal Budan